Kahramanmaraş’ta şehir genelinde geçtiğimiz yıl ortalarında başlayan altyapı çalışmaları, tamamlanıncaya kadar konuşulmaya devam edecek.
Elbette bu şehirde yaşayan insanlar olarak hem yaya hem sürücü olarak sıkıntılar yaşıyoruz. Yolların kazılması, ulaşımın zaman zaman zorlaşması, toz, çamur, gürültü ve günlük hayatın aksaması hepimizin hayatını etkiliyor.
Ama yaşamak zorundayız. Çünkü ortada sıradan bir çalışma yok.
Neredeyse yüz yıllık bir problemin çözümü için şehrin gelecek yüzyılına hitap edecek devasa bir altyapı yatırımı var.
Böylesine büyük bir altyapı çalışmasının bir konut inşaatı gibi kısa sürede tamamlanmasını beklemek gerçekçi değildir. Üstelik mesele yalnızca birkaç cadde veya birkaç mahalleden ibaret de değildir. Kahramanmaraş’ın merkezinin yanı sıra 11 ilçeyi kapsayan, şehrin tamamını ilgilendiren dev bir dönüşümden söz ediyoruz.
Deprem öncesinde dahi 60-70 yıllık bir geçmişe sahip olan, yer yer 100 yıllık sorunlar barındıran su altyapısı, 6 Şubat depremlerinin ardından aldığı ağır hasarla birlikte içme suyunda yüzde 80’lere varan kayıp-kaçak oranıyla karşı karşıya kaldı.
Bunun ne anlama geldiğini iyi düşünmek gerekiyor. Şehre verilen her 100 birim içme suyunun 80 biriminin evlere ulaşmadan kaybolduğu bir sistemden söz ediyoruz.
Bir taraftan da yıllardır altyapının yenilenmesi gerektiği konusunda çeşitli çevrelerden uyarılar yapılıyordu. Özellikle asbestli borularla ilgili tartışmalar da kamuoyunda ciddi biçimde gündeme geliyordu.
Yani sorun dün ortaya çıkmadı. Sorun depremle birlikte daha da ağırlaştı. Ve artık ertelenemeyecek noktaya geldi.
Tam da burada Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel’in aldığı siyasi riski teslim etmek gerekiyor.
Ben her zaman söylerim: İkbal peşinde koşan siyasetçi yerin altına yatırım yapmaz. Çünkü yerin altına yaptığınız yatırımın açılışını yapamazsınız.
Vatandaş çalışmayı görmez, yapılan yatırımın büyüklüğünü günlük hayatında hemen hissedemez. Aksine ilk etapta kazılan yolları, bozulan güzergâhları, yaşanan ulaşım sıkıntılarını görür. Dolayısıyla altyapı yatırımı, siyasetçi açısından sabır ve cesaret isteyen bir iştir.
Başkan Görgel de bunu bilerek bu işe girdi. Şehrin geleceği açısından büyük bir sorumluluk aldı. Üstelik bütün tepkileri göze alarak…
Bugün vatandaşın bir kısmı doğal olarak yaşadığı sıkıntılar nedeniyle altyapı çalışmalarından şikâyet ediyor. Buna saygı duymak gerekir. İnsanların günlük hayatında yaşadığı problemi küçümsemek doğru değildir.
Ancak şikâyet etmek başka, işi bilmeden insanları beceriksizlikle suçlamak başka.
Bugün birçok kişi bu konuda KASKİ Genel Müdürü Necati Çalık’ı hedef gösteriyor ve “Bu işi beceremiyor” diyerek ağır eleştirilerde bulunuyor.
Hatta bir kişinin Sayın Çalık hakkında, “KASKİ Genel Müdürü Necati Çalık bu işi beceremiyor. Beceriksizliği Fırat Başkan’a zarar veriyor” şeklinde ifadeler kullandığını duydum.
Güya Fırat Başkan’ı savunuyor! Sanki Başkanın kiminle çalışacağını belirleyecek makam vatandaşın sosyal medya hesabıymış gibi…
Üstelik insanları eleştirirken biraz da özgeçmişlerine bakmak gerekiyor.
Necati Çalık’ın mühendislik geçmişi, aldığı eğitim ve altyapı alanındaki deneyimleri ortadayken, hiçbir teknik bilgiye dayanmadan “Bu adam işi bilmiyor, beceremiyor” demek eleştiri değildir.
Evindeki bir musluğu değiştirmekten aciz insanların mühendislik, altyapı ve şehircilik konusunda uzman kesilmesi gerçekten ilginç. Tıpkı depremden sonra herkesin bir anda inşaat mühendisi kesilmesi gibi… Şimdi de herkes altyapı uzmanı! Ağzı olan konuşuyor, bilgisi olan da olmayan da ahkâm kesiyor.
Oysa 20 milyar liralık bir altyapı yatırımının nasıl planlandığını, hangi aşamalardan geçtiğini, hangi kurumların ve ekiplerin koordinasyon içinde çalıştığını, yerin altında hangi şartlarla karşılaşıldığını bilmeden hüküm vermek kolaydır.
Zor olan, bütün bunların sorumluluğunu almaktır.
Başkan Görgel’in yaptığı tam da budur.
Başkan Görgel’i eleştirebiliriz.
Hatta gerektiğinde en ağır şekilde eleştirebiliriz.
Hiçbir kamu görevlisi eleştiriden muaf değildir.
Ancak eleştiri ile hakaret arasındaki çizgiyi de iyi bilmek gerekir.
Bizim ihtiyacımız olan şey hakaret değil, akılcı eleştiridir.
Ama insanların mesleki geçmişini, emeğini ve kişiliğini hedef alan ifadeler ne Kahramanmaraş’a ne de kamu yararına hizmet eder.
Bugün gelinen noktada altyapı yenileme çalışmalarının tamamlandığı birçok mahallede asfalt çalışmaları da tamamlanmış durumda. Çalışmalar farklı bölgelerde devam ediyor ve altyapı programının önümüzdeki yıl ortalarına kadar sürmesi planlanıyor.
Bu da şunu gösteriyor:
Kahramanmaraş’ta sadece yol kazılmıyor; şehrin geleceği yeniden kuruluyor.
Elbette bu süreçte eksikler olabilir.
Elbette bazı bölgelerde çalışmaların daha hızlı yapılması, vatandaşın daha fazla bilgilendirilmesi ve koordinasyonun daha da güçlendirilmesi gereken noktalar olabilir.
Bunları konuşalım. Ama büyük resmi de kaçırmayalım.
6 Şubat’ın ağır yıkımını yaşamış, altyapısı ciddi hasar görmüş bir şehirde, onlarca yıllık sorunları çözmeye yönelik böylesine kapsamlı bir yatırımın altına imza atmak kolay bir karar değildir.
Başkan Görgel’in burada yaptığı en önemli şeylerden biri, günü kurtarmak yerine geleceğe yatırım yapmayı tercih etmesidir.
Bugün belki vatandaşın önünden geçen kazılmış bir yol görüyoruz.
Ama yarın o yolun altında yenilenmiş bir içme suyu şebekesi, daha sağlıklı ve güvenli bir altyapı sistemi olacak.
Kahramanmaraş’ın artık günübirlik çözümlere değil, uzun vadeli bir şehir vizyonuna ihtiyacı var.
Ve bu şehir, 6 Şubat’tan sonra yalnızca binalarını değil, altyapısını da yeniden ayağa kaldırmak zorunda. O nedenle eleştirelim. Eksikleri söyleyelim. Daha iyisini isteyelim. Ama emeğe de hakkını verelim.
Yerin üstündeki gürültü geçer. Yerin altındaki yatırım ise şehrin geleceğini belirler.
Kahramanmaraş’ın ihtiyacı da tam olarak budur.